1.130 kilometrelik dev ağ kurdular: 27 milyon kişinin su ihtiyacı buradan karşılanıyor

Yaklaşık 1.130 kilometre uzunluğundaki sistem, Kaliforniya’nın kuzeyindeki nehirlerden aldığı suyu Los Angeles, San Diego ve San Francisco Körfez Bölgesi dahil birçok yerleşim alanına taşıyor. Ancak bu dev altyapının çalıştırılması büyük miktarda enerji gerektiriyor. Uzmanlara göre sistem, tek başına Kaliforniya’nın en büyük elektrik tüketicilerinden biri konumunda.

700 KİLOMETREDEN FAZLA HAT KURDULAR

Projenin temelleri 1960 yılında atıldı. Proje kapsamında bugüne kadar 20’den fazla baraj, çok sayıda rezervuar, 18 pompa istasyonu, hidroelektrik santralleri ve 700 kilometreden uzun kanal ile boru hattı inşa edildi. Sistemin kalbi konumundaki Oroville Barajı’nda depolanan su, karmaşık bir altyapı sayesinde eyaletin farklı bölgelerine yönlendiriliyor.

Su, Güney Kaliforniya’ya ulaştırılabilmek için Tehachapi Dağları’nın üzerinden yaklaşık 880 metre yüksekliğe pompalanıyor. Bu işlem, dünyanın en büyük su yükseltme operasyonlarından biri olarak kabul ediliyor. Sistemin yıllık enerji tüketimi yaklaşık 11,5 teravatsaat seviyesine ulaşırken, hidroelektrik santralleri bunun önemli bir bölümünü geri üretebiliyor.

KURAKLIK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ YENİ YATIRIMLARI GÜNDEME GETİRİYOR

Kaliforniya Eyalet Su Projesi bugün yalnızca şehirlerin içme suyu ihtiyacını karşılamıyor. Sistem aynı zamanda 3 milyon dönümden fazla tarım arazisine su sağlıyor. Proje kapsamında taşınan suyun büyük bölümü evler, şehirler ve ticari kullanıcılar tarafından tüketilirken, geri kalan kısmı tarımsal sulamada kullanılıyor.

Ancak iklim değişikliği, uzun süren kuraklık dönemleri ve değişen yağış düzenleri nedeniyle sistem üzerindeki baskı her geçen yıl artıyor. Bu nedenle Kaliforniya yönetimi, mevcut altyapıyı modernize edecek ve su arzını daha güvenli hale getirecek yeni yatırımlar üzerinde çalışmayı sürdürüyor. Uzmanlar, milyonlarca kişinin günlük yaşamını etkileyen bu dev sistemin gelecekte daha da önemli hale geleceğini belirtiyor.

‘California Water Plan’ 2050 kapsamında, kuraklık dönemlerinde kullanılmak üzere seller sırasında oluşan fazla suyun yer altı su havzalarına yönlendirilerek depolanmasını sağlayan bölgesel sistemlerin genişletilmesi planlanıyor. Uzmanlar, aşırı yağışlarla gelen suyun boşa akmasını önlemeyi amaçlayan bu yöntemin, gelecekte milyonlarca insanın su ihtiyacını karşılamada kritik rol oynayacağını belirtiyor.