Otelcilere ‘ev turizmi’ darbesi

Mehtap HALICI

Yıla 60 milyon turist ve 56 milyar dolar gelir hedefiyle başlayan turizm sektöründe, gelir tarafında sıkıntılı günler yaşanıyor. Turizmde en dolu geçirilen temmuz ayının beklentileri karşılayamaması sonrası özellikle Bodrum, Antalya gibi turizm beldelerinde otellerin doluluk oranları yüzde 50-60’larda kaldı.

Bu da beraberinde bazı bölgelerde işten çıkarmaları getirdi. Fiyatların ‘aşırı’ yükselmesi nedeniyle iç turizmde pastanın büyük bölümünü ‘günlük kiralama’ sistemine kaptıran turizmciler, Airbnb’nin yanı sıra kayıt dışı olarak kiralanan ev ve villa sayılarının da sektöre zarar verdiğinden şikayetçi. Türkiye Otelciler Birliği’nden (TÜROB) alınan bilgiye göre, Türkiye genelinde Airbnb ve kayıt dışı evlerin sayısının ortalama 25 bin– 30 bin civarında olduğu tahmin ediliyor.

Özellikle İstanbul, Antalya, Sapanca ve Trabzon’da bu sayıların fazla olduğu belirtiliyor. Sektör temsilcileri, Airbnb ve kayıt dışı evlerin hem güvenlik hem hijyen hem de vergisel konularda önemine dikkat çekiyor. Emlakçılar da bir otel odasının günde 1000- 1500 TL’ye çıktığını belirterek, yaşanan bu durumdan turizmcilerin sorumlu olduğunu ifade ediyor. Kayıt dışı yerlerle ilgili haksız bir rekabet olduğuna işaret eden temsilciler, çözüm bekliyor.

Fiyatlar maliyetlerden dolayı yüksek kalıyor

Türkiye’nin, 60 milyon turist ve 58 milyar dolar turizm geliri hedeflediğini hatırlatan Elite World Hotels Satış ve Pazarlama Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Emel Elik Bezaroğlu, sınırlardan giren turist sayısının aslında artış gösterdiğini söyledi. Hedeflerin yakalanacağını ancak bu etkinin otellere yansımayacağına dikkat çeken Bezaroğlu, Türkiye genelindeki tüm otellerde durumun böyle olduğunu ifade etti. Otellerdeki dolulukların girişlerle aynı doluluğu vermediğini belirten Bezaroğlu, bunun Airbnb ve kayıt dışı tarzı yerlerden kaynaklandığını belirtti.

Airbnb ve kayıt dışı evlerin hem güvenlik hem de vergi anlamında sıkıntılar doğurduğuna işaret eden Bezaroğlu, turizm sektöründe vergiler, istihdam ve maliyetler özelinde her detayın resmi prosedürlerle yapıldığını söyledi. Emel Elik Bezaroğlu, “Bizim fiyatlarımız bu yüzden tabii ki bir tık yüksek oluyor. Bu da maliyetlerden kaynaklı” şeklinde konuştu. Bezaroğlu, bu konuda gerekli düzenlemelerin yapılacağına inandıklarını söyledi.

Turist de daha ucuz yollu çözümlere yöneldi

Turizm sektöründe dolar/ euro kurundaki baskılamanın fiyatları daha yukarı çektiğini belirten Divan Grubu CEO’su Murat Tomruk, “Maliyetler nedeniyle fiyatlarımız arttı. Bu da otellerin doluluklarını olumsuz etkiledi. Bizim doluluklarımız da bundan farklı değil. Bodrum’daki otellerimiz geçen yılın 20 puan altında bir dolulukta.

Gelen turist de daha ucuz yollu çözümlere yöneldi. Böyle olduğunda ve bizim rakamlar da yukarı çıktığında turistler bizden biraz uzaklaştılar. Türkiye’ye gelmek isteyenler de alternatif olarak Airbnb ve kayıt dışı yerlere yöneldi” dedi. Kayıt dışı yerlerle ilgili haksız bir rekabet olduğuna işaret eden Murat Tomruk, buralardaki güvenlik, vergi ve denetim boyutuna da dikkat çekti.

Bir turistin başına olumsuz bir şey gelmesinin büyük sıkıntı olacağına dikkat çeken Tomruk, “Bu, ‘Şu otelde, bu evde veya o yerde oldu’ denmiyor. ‘Türkiye’de oldu’ deniliyor. Siz denetimsiz ve güvenliksiz bir ortamda bu insanları ağırladığınız taktirde bu tarz olumsuzluklarla da karşılabilirsiniz. Fiyat olarak çok daha ucuz olabilirler. Çünkü vergileri yok, istihdam maliyetleri yok. Kullandığımız enerjinin ne kadar arttığı belli. Bu tarz kontrolsüz, kuralsız sistemlerle aramızdaki delta fark git gide daha da açılacak” diye konuştu.

Tamamen yasaklamak makul çözüm değil

Bu sistemlerin yurtdışında da kurulu olduğuna değinen Murat Tomruk, oralardaki denetimlerin daha fazla olduğuna dikkat çekerek, Avrupa’daki bir şehre gidildiğinde Airbnb ve kayıt dışı tarzı yerlerin olduğunu ve bunu tamamen yasaklamanın makul çözüm olmadığını söyledi. Tomruk, “Bu yerlerin bir nebze daha kayıt alınması en azından hem güvenlik hem hijyen ve hem de vergisel konularda önemli olacak” dedi.

Kriminal anlamda güvenlik zafiyetleri oluşuyor

Çok uzun zamandır turizm sektörünün en büyük sıkıntılarından birinin kayıt dışı acentelerle mücadele etmek olduğunu belirten TatilSepeti Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Karayal, “Kayıt dışı derken, mevzuatlara tabii olmaması, vergi ödememesi, bizlerin uymak zorunda olduğu yönetmeliklere tabi olmamasını konu etmiyorum.

O kısım resmi makamlarla kaçak acenteler arasında. Bizi daha çok ilgilendiren, her sene yaşanan müşteri mağduriyetlerine bağlı oluşan sektöre karşı güven problemi” dedi. Şimdi bunun yanına, 3-5 günlük ya da 1 haftalık ev kiralayan emlakçıların eklendiğini ifade eden Karayal, şunları söyledi: “Örneğin 2 sene önce ev fiyatları hızlı arttığı zaman, 6 ay önceden uygun fiyatla anlaşıp parasını ödemiş birçok kiracıya paraları iade edilip, rezervasyonları iade edildi. Bu konuda herhangi bir mevzuat olmadığı gibi tatilcinin hakkını arayacağı bir mercii de yok.

Vergi kaybı ise inanılmaz boyutlarda. Acentelerden ve otellerden KDV, kurumlar vergisi, konaklama vergisi, TGA payı gibi birçok vergi tahsilatı yapılırken, kısa dönem ev kiralamalarında bu anlamda büyük kayıp oluyor. Bu noktada sezonluk kiralama yapan, kira sözleşmesiyle bunu belirli kurallara bağlayan, sene sonunda da kira gelir vergisi ödeyen ev sahiplerine hiç bir sözümüz olamaz. Ama bu iş günlük-haftalık olduğu zaman iş kontrolden çıkıyor, kriminal anlamda güvenlik zafiyetleri de ortaya çıkmış oluyor.”

Turizm beldelerinde Airbnb’ye izin verilmemeli

Sanitas SPA & Wellness kurucu ortağı, turizm acentesi MeduluxHealth&Travel’ın sahibi Şebnem Akman Balta, iç pazarı yeniden kazanmak için otellerin acilen indirim yapması gerektiğini söyledi. Balta, aksi taktirde iç pazarı Akdeniz çanağındaki diğer ülkelere kaybedeceğimize dikkat çekti.

Günübirlik kiralamaların turizm sektörüne darbe vurduğuna dikkat çeken Şebnem Akman Balta, “Airbnb’nin artmasının önüne geçmek için de günübirlik kiraya vermeye ilgili ruhsatlandırmaların denetlenmesi hatta turizm bölgelerinde belki de verilmemesinin sağlanması gerekir.

Aksi takdirde üst segment otellerde de yaşanacak krizin 4 yıldızlı otellere doğru da kayacağını düşünmekteyim. O yüzden airbnb konusuna özellikle stratejik noktada olan turizm bölgelerinde daha dikkatli davranmamız gerekir ve mutlaka Bodrum’daki fiyatlarda realizasyona ihtiyaç duyuluyor.

Dolar kurundaki ciddi anlamda yaşanan yükseliş ve eurodaki yükseliş nedeniyle insanlar tercihlerini daha çok Yunanistan gibi bölgelere çevirmiş durumdalar. Ayrıca deprem kaynaklı bir güven sorunu da yaşadığı ülkemiz. Bu sorunların atlatılması için hem ekonomide hem de afet bölgesi imajının ortadan kalkması hem de ekonomideki yaşanan bu krizin hızı çözülmesi gerekmektedir” dedi.

“Emlak piyasasını da olumsuz etkiliyor”

stanbul’da saatlik ve günlük kiralanabilen Airbnb ve kayıt dışı ev sayısının milyona yaklaştığını açıklayan İstanbul Emlakçılar Odası Başkanı Nizamettin Aşa, saatlik ve günlük kiralanabilen konutların turizmcilere de büyük kayıp yaşattığını belirtti. Bu durumdan biraz da turizmcileri sorumlu tutan Aşa, “Bundan şikayet ediliyor ama bir otelin odası günlük en az 1000-1500 TL’ye çıktı. Bu koşullarda da vatandaş günlük evlere yöneliyor. Bu işin birçok yönden ele alınması gerekiyor” dedi.

Almanya’da bu konuyla ilgili bir düzenleme yapıldığını ancak detaylarını incelediklerini belirten Nizamettin Aşa, Türkiye’de de günlük kiralanan konutları denetim altına almak gerektiğini vurguladı. “Almanlar da bizler gibi bu durumdan rahatsız. Biz de çözüm için onlara nasıl bir kısıtlama geldiğini inceliyoruz.

Bu konuya bir an önce çözüm bulunmalı” diye konuştu. İstanbul’da saatlik ve günlük kiralanabilen Airbnb ve kayıt dışı ev sayısının milyona yaklaştığını belirten Aşa, mülk sahiplerinin bu konutlardan ayda bir aldıkları rakamı saatlik ve günlük kiralama yöntemleriyle 10-15 günde kazandıklarını söyledi.

Bu modelle ev sahiplerinin uzun vadeli kiracılarla uğraşmadığına değinen Aşa, bu durumun piyasadaki evlerin çekilmesine de neden olduğunu ifade etti. “Talebi karşılayacak olan evlerin şu anda günlük kiraya kayması durumu var. Çünkü bu evler normal kiracıların talebine sunulmuyor. Bu da emlak piyasasını kötü etkileyen faktör oluyor” diye konuştu.

“Haksız rekabete fırsat verilmemeli”

Otelciler ve seyahat acentalarının da bu durumdan etkilendiğini belirten Prontotour Yönetim Kurulu Başkanı Ali Onaran, “Öncelikle tabii bu durum bölgede yatırım yapan vergi mükellefi turizm işletmelerini olumsuz etkiliyor.

Bakanlığa bağlı turizm tesisleri, devlete vergilerini, Türkiye’nin turizm reklamını yapan TGA’ya direkt vergi ödeyerek katkıda bulunurken, bu tip günlük, haftalık, aylık veya sezonluk kiralanan konutların vergi sorumlulukları, istihdam yatırımları, güvenlik ve hijyen gibi konularda sorunlar yaşandığı biliniyor.

Ortada haksız rekabet yaratacak koşullara fırsat verilmemesi gerekiyor” dedi. Otelcilerin haklı olarak bu rekabete karşı olduklarını ancak bu yıl otel fiyatlarının iç pazarın alım gücünün çok üzerinde kaldığını da belirten Ali Onaran, “Döviz ve maliyet analizi doğru yapılmadı. Sıkışınca can suyu görülen iç pazar yine unutuldu. Böyle olunca yerli misafirler TL değer kaybetse de yurt dışını tercih ettiler” şeklinde konuştu.

Airbnb gibi sistemlerin tüm dünyada kabul görmüş bir sistemi olduğunu ve bu tip modelleri yasaklayarak turizmde ilerlenemeyeceğini belirten Onaran, “Sadece otellerden ibaret bir turizm anlayışı düşünemeyiz ama şartları ve oyunun kurallarını da iyi yazmalıyız. Sonuçta turizmin büyümesinde konaklama sektörünün başat bir rolü var. Onların talepleri göz ardı edilmemeli. Öte taraftan kayıt dışı görünen konutlar sisteme dahil edilebilir. Sadece yabancıların değil iç pazardaki yerli turistlerin de bu avantajlardan yararlanması sağlanabilir” şeklinde konuştu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir