Nesilleri Tükenmek Üzereyken Koruma Programları Sayesinde Kurtarılan 25 Canlı

Nesli tükenmekte olan dünyada bir sürü tür var. Yetkili merciler bunun için çabalıyor ve bundan çok bir sonuç almıyorlarmış gibi görünseler de aslında bu süreçte bile birçok olumlu gelişim oluyor. Dünyamızı seven ve korumak isteyen bireyler olarak, umut olması için bu içeriğimizde nesli neredeyse tükenecek ama son anda kurtarılan 25 türü sizler için derledik. Umut olsun, iyi okumalar. 🙂

Kaynak: https://www.mentalfloss.com/article/5…

1. Kel kartal

20. yüzyılın birçok bölümünde Amerikan sembolü olan bu hayvanın nesli tehlikedeydi. Bunun nedenleri de; yaşam alanı kaybı, usulsüz avlanma ve kuşların yumurtasına zarar veren böcek ilacı(DDT) kullanımıydı. 1963’e kadar bu türlerin 48 farklı eyaletteki sayısı toplamda 100.00’den 417’ye düştü. Bu hayvanların kurtulması için ABD birçok yeni kanun çıkardı ve bu hayvanların yaşamlarını tehdit eden DDT denilen böcek ilaçlarını yasakladı. Bunun sonucu olarak da 48 eyalette 417’ye düşen kartal sayısı günümüzde 71.400’e yükseldi

2. Arabistan oriksi

Arabistan oriksi, Orta Doğu’ya özgü bir çöl antilobudur. Usulsüz avlanmalar bu türün neslini tehlikeye attı ve 1970’lerin başında neredeyse soyları tükenmişti. Ama hayatta kalanları hala oldukça sağlıklıydı ve 1980’lerde, Amerikan hayvanat bahçeleri bu türleri korumak adına Ürdün’de kalan oriksleri üretmek için bir program düzenledi. Çok şükür çabaları yanıtsız kalmadı ve oriksler tekrar Arap Yarımada’sında çoğalmaya başladılar.

3. Bozkurt

Theodore Roosevelt gibi çevreye duyarlı gözüken kişiler bile bozkurtlara karşı çok da iyimser değildi. Farklı farklı programlarla çeşitli amaçlar için bu hayvanları öldürdüler. 1965′ e kadar, 48 eyalette toplam sadece 300 bozkurt kalmıştı. Sonunda, Endangered Species Act yaptığı birçok çalışmalarla bozkurtların neslinin tükenmesini engelledi. Günümüzde bu eyaletler toplam bozkurt sayısı 5500.

4. Kahverengi pelikan

Ana vatanı Louisiana olan kahverengi pelikan, nesli DDT denen böcek ilacı yüzünden az daha tükenecek kuşlardan biriydi. O zamanki raporlara göre Louisiana’da 1938 yılında toplam 500 tane kahverengi pelikan vardı. Ama 150 ve 60’larda kullanımı artan DDT dediğimiz böcek ilacı bunların da hayatını büyük ölçekte tehlikeye attı. 1963’te yayınlanan rapor dehşet vericiydi çünkü, rapora göre, son zamanlarda Louisiana’da hiç kahverengi pelikan görülmemişti. Çok şükür, DDT devri bittiği için kahverengi pelikan yuvasına geri döndü ve nüfusu tekrar arttı.

5. Potentilla robbinsiana

Yeşil çiçekleriyle bilinen bu bitki, uzun ömürlü oluşuyla ve cezbedici güzelliğiyle bilinir ve Sadece New Hampshire’ın White Mountains ve Franconia Ridge bölgelerinde yaşar. Bu bitki bir dönem çok yoğun miktarda toplandığı için neredeyse nesli tükeniyordu. U.S. Fish ve Wildlife Service’in bu bitkiyi hayatta tutmak için yaptığı programlar sayesinde bitki neslinin tükenme tehlikesinden kurtuldu.

6. Amerikan aligatoru

Türünden çok az canlı olması nedeniyle, Amerikan aligatoru 1967 yılında kayıtlara nesli tükenmekte olan canlılar olarak geçti. U.S. Fish ve Wildlife Service’in çalışmalarıyla ve güney eyaletlerin bu hayvanların avlanmasına karşı katı yasalarıyla , çok şükür, neslinin tükenmesi engellendi. Hatta, 1987’de bu hayvanların artık neslinin tükenme tehlikesinin sona erdiği rapor edildi.

7. Kuzey deniz fili

Yağ açısından çok zengin olduğu için kuzey deniz fili, birçok ticari avcının asıl avı oldu. 1892’ye gelindiğinde bu tür, raporlara neslinin tükendiği kaydedildi. 1910’a gelindiğinde ise Guadalupe adasında hala bu türün yaşadığı ve toplam sayının 100 olduğu görüldü. 1922’de Meksika hükümeti bu bölgeyi koruma altına aldı. Bu yöntem de kuzey deniz fillerini nesillerinin tükenmesinden kurtardı ve günümüzde, tam olarak 160.000 yaşayan kuzey deniz fili bulunuyor.

8. Kambur balina

Kambur balinaların yaşam alanlarının 14 farklı coğrafi bölge olduğunu biliyor muydunuz? Bu hayvanların da neslinin tükenme tehlikesi uzun yıllardır sürmekte. 2016’ya gelindiğinde National Ocean and Atmospheric Administration’ın raporuna göre 14 farklı bölgenin 9’undaki kambur balinaların neslinin tükenme tehlikesi ortadan kalkmış. Bu durum, International Whaling Comission için büyük bir zaferdi çünkü bu balinaların avlarına, yasak olduğu halde, hala usulsüzce devam ediliyordu.

9. Oluklu balina

Oluklu balinalar, dünyada en çok nüfusa sahip ikinci balina türü. 1970’lerde,neslinin tükenmesi tehlikesi dolayısıyla, uluslararası alınan bir kararla bu hayvanların avlanması Kuzey Pasifik’te ve Southern Hemisphere’da yasaklandı. Norveç, İzlanda ve Japonya’da usulsüz avlanmalar devam etse de, 2018’teki bir rapora göre, bu türün nüfusu 1970’ten bu yana iki katına çıktı.

10. Beyaz gergedan

Günümüzde yaşan beyaz gergedan sayısı kesinlik içermese de haberler iyi. Tıpkı kuzey deniz fili gibi, bir zamanlar beyaz gergedanın da neslinin tükendiği düşünülüyordu. 1895’te, sürpriz bir şekilde, Güney Afrika’da bu türe tekrar rastlanıldı. Çevresel faktörler sayesinde şu anda dünyada toplamda 20.000 üzeri beyaz gergedanın olduğu düşünülüyor.

11. Yabani hindi

Yabani hindiler nesillerinin tükenme tehlikesiyle 20.yüzyılın başlarında karşılaştılar. Onları koruyacak herhangi av yasağı veya sınırı olmadığı için, Amerika’da birçok eyalette vahşi hindilerin nesli tükenmiş durumda. 1930’daki bir rapora göre Amerika’da o zamana kadar 30.000 hindi tükenmiş. Şimdi ise dünyada toplam hindi sayısı 6 milyon. Peki değişen ne? Birçok hayvanları koruma vakfının mücadelesi.

12. Kara ayaklı gelincik

Kuzey Amerika’nın tek kendi hayvanı olan kara ayaklı gelinciklerin neslinin 1979’da tükendiği düşünülüyordu. İki yıl, sonra sürpriz bir şekilde, bir köpek sahibine bu hayvanlardan birisin ölüsünü getirince işler değişti. Doğa bilimciler bu olaydan sonra bu hayvanları aramaya başladılar ve buldular. Bunun sonucunda da onları koruma altına alıp, çiftleştirdiler ve bunun sonucunda da bu hayvanların neslinin tükenme tehlikesi sona erdi.

13. Kaliforniya kondoru

1987’den beri, bu kondorların sayısı 27’den 560’a yükseldi. Yaklaşık 3 metre kanat genişliğiyle bu kuşlar, Kuzey Amerika’nın uçan en büyük kuşu.

14. Altın aslan maymuncuğu

Altın aslan maymuncukları, yaşam alanlarının tahrip edilmesi tehlikesiyle karşı karşıyaydılar. 1970’lerin başında 200’den daha az bir sayıya düştüler. Brezilya hükümetinin de yardımıyla ve diğer hayvan koruma kurumlarının yardımıyla bunlar koruma altına alındı ve nesillerinin tükenme tehlikesinden kurtuldular.

15. “The island night lizard”

Kaliforniya’nın Manş Adalarının üçüne özgü olan bu tür, 1977’de Endangered Species Act tarafından koruma altına alındı. Bu korumalar boşa çıkmadı ve bu kertenkele türü artık tehlike altında değil.

16. Okarito kahverengi kivisi

Uçamayan bir kuş türü olan bu kuşların, başka ülkelerden ve kıtalardan avcı hayvanlar gelince, nesilleri tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Bu hayvanlar tarih boyunca köpekler ve kakımlar tarafından rahatsız edildi. 1990’ların ortasında hayatta kalan sadece 150 kivi bulunurken, vakıfların ve kurumların korunması altına alınmalarıyla sayıları günümüzde 450’yi bulmuştur. Aynı zamanda, artık nesillerinin tükenme tehlikesiyle bir ilişiği kalmamıştır.

17. Bozayı

Kuzey Amerika’ya ve Avrasya’ya özgü olan bu tür de nesli tükenmekte olan canlılar arasındaydı. 1975’te, yaşayan sadece 136 ayı varken günümüzde ise yaklaşık 1066 bozayı bulunmakta. Her ne kadar nesillerinin tükenmesi artık çok da mümkün olmasa da kuruluşlar tarafından hala tehlike altında olarak görülüyor.

18. “The thermal water lily”

‘The thermal water lily’ dünyanın en büyük nilüferi. 1985’te keşfedilen bu bitkinin, ilk başta sadece Mashyuza ve Rwanda’da yetiştiği zannediliyordu. Şu anda ana vatanı zannedilen o bitki kendi yerlerinde tam tükenmeden önce tohumlarının birazı Londra’daki Kraliyet Botanik Parkı’na gönderildi. Oradaki bahçe uzmanları da bir şekilde bu bitkiyi yetiştirmeyi başardılar.

19. Bayağı doğan

DDT denen böcek ilacı lanetinden bir etkilenen tür de bayağı doğanlar. 20.yüzyılın ilk on yılında ABD’de 3900 tanesinin yaşadığı biliniyordu. 1975’e gelindiğinde ise sayıları 324’e düşmüştü. DDT yasaklandıktan sonra üremeleri tekrar artmaya başladı ve raporlara göre şu an tam sayıları 40.000.

20. “Equus przewalskii”

Yaban atlarının bazı türleri hala tehlike altında olsa da, Moğolistan yaban atı olan bu hayvan 1950’de neredeyse tamamen kaybolmuştu. Bazı hayvan koruma kurumlarının onları koruma altına almasıyla birlikte bu kötü durum ortadan kalktı. 1992’den 2004’e bu atların 90 tanesi ana vatanlarına götürülmüş geri kalanı ise Rusya ve Macaristan arası paylaştırılmıştı. Bu atlardan günümüzde yaklaşık 1400 tane var.

21. Yeni dünya kunduzu

Avrupalı kürk tüccarları Kuzey Amerika’yı keşfetmeden önce bu türden yüzlerce milyon tane vardı. İki yüz yıl sonra, yani 1900’lerde kürk ticareti laneti sebebiyle sayıları 100.000’e düştü. ABD ve Kanada’nın koruma programları sayesinde bu canlılar yok olma tehlikesinden kurtuldu ve bu türün yaklaşık 10-15 milyonu günümüzde ABD ve Kanada’da bulunuyor.

22. “The café marron”

Ana vatanı Rodrigues Adaları ve Hindistan olan bu bitkinin türü çoktan tükenmişti. Bu bitkiden kesilmiş dallar Londra Kraliyet Botanik Bahçesi’ne ekildiği için bu bitki varlığını günümüzde hala koruyor.

23. Karayip manatisi

Sakin, tembel ve deniz yosunuyla beslenen bu hayvan da gemiler yüzünden nerdeyse yok oluyordu. Deniz yolu düzenlemeleri sayesinde bu yok olma tehlikesinden kurtuldular ve böylelikle 1991’den beri nüfusunu üçe katladı. Ama tehlike tekrar doğabilir çünkü birçok manatis denizdeki kirlilikten ötürü hayatlarını kaybediyor.

24. “The burmese star tortoise”

Bu hayvanları da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya getiren şey hayvan ticaretiydi. Bu ticaret düşkünleri 1990’ların başında bu hayvanların ana vatanı olan Myanmar’daki bütün neslini tükettiler. Çok şükür, doğal hayatı koruma örgütleri bu işe bir el attı ve bu hayvanları koruma altına aldı. 2004’de sadece 200 kaplumbağa ile başlayan bu koruma programı sayesinde günümüzde bu türden yaklaşık 14.000 tane kaplumbağa var.

25. Dev panda

Çok şükür yukarıdaki anlattığımız hayvanlarda olan sonuç bunlarda da aynı, yani bu hayvanlar artık nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya değil. 2004’ten 2014’e kadar bu hayvanların nüfusunda yaklaşık yüzde 17 bir artış oldu. Günümüzde de artık nesli tükenmekte olan hayvanlar arasında bulunmuyorlar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir