3I/ATLAS Adlı Gökcismi Bilim Dünyasını Heyecanlandırıyor
Temmuz ayında, gökbilimciler Güneş Sistemi’ne önceki yıldızlararası ziyaretçilerden neredeyse iki kat daha yüksek hızda giren 3I/ATLAS adlı cisimi ilk kez tespit ettiler.
İlk tahminlere göre, cismin çapı yaklaşık 5,6 kilometre, ağırlığı ise 33 milyar ton civarında.
3I/ATLAS’ı diğerlerinden ayıran özelliği ise bileşimi. Hawaii’deki Keck II teleskobuyla yapılan gözlemler, cismin saniyede dört gram nikel içeren bir gaz bulutu yaydığını ancak demir izi taşımadığını ortaya koydu.
Bilim insanları, cismin içinde bulunan bileşiği ‘nikel tetrakarbonil’ olarak tanımladı. Bu maddeye şimdiye kadar yalnızca Dünya’daki endüstriyel işlemlerde rastlanmıştı.
Harvard Üniversitesi’nden Dr. Avi Loeb, The New York Post’a yaptığı açıklamada, “Bu bileşiğin bilindiği tek yer endüstriyel olarak üretilen nikel alaşımlarıdır. Daha önce hiçbir gök cisminde böyle bir şey gözlemlenmedi” şeklinde konuştu.
‘Dünya’nın Bilmeye Hakkı Var’
Cismin yapay süreçlerle üretilmiş olabilecek bir metal bileşik içermesi fikri, bilim dünyasında hem merak hem de kuşku yarattı.
Dr. Loeb, 3I/ATLAS adlı devasa yıldızlararası cismin sıradan ‘bir kuyrukluyıldızdan fazlası’ olabileceğini savunurken, NASA’nın ‘bu nesnenin gerçek doğası hakkında sessizliğini koruduğunu’ belirtti.
Dr. Loeb, NASA’dan daha fazla şeffaflık talep ederek, “Dünya, orada gerçekte ne olduğunu bilmeye hakkı var” şeklinde konuştu.
’29 Ekim’den Önce Tatil Planı Yapın’
Loeb, katıldığı bir podcast’te NASA’nın bulgularını kamuya açıklamadığını iddia ederek, insanlara “29 Ekim’den önce tatile çıkın” tavsiyesinde bulundu.
Bilim insanı, önümüzdeki haftalarda “önemli gelişmelerin ya da olayların” yaşanabileceğini ima etti.
Ayrıca, Mars yörünge aracının (Mars Orbiter) 3I/ATLAS’ın Mars’a yakın geçişini kaydettiği ancak görüntülerin halka açıklanmadığı iddiasını gündeme getirdi.
Loeb, “Bize basın departmanlarının açıklamaları değil, bilim insanlarının verileri lazım” ifadelerine yer verdi.
Eleştirmenler, Loeb’ün uyarılarının abartılı olduğunu ve ’29 Ekim’ tarihine yaptığı vurgunun kıyamet çağrısı değil, daha çok yeni verilerin açıklanacağı bir döneme işaret ettiğini düşünüyor.
NASA ise Loeb’ün son açıklamaları hakkında henüz bir açıklama yapmış değil. Bu durum, hem bilim insanlarını hem de genel kamuoyunu meraklandırıyor.